3 Ağustos 2018 Cuma

E ama sana kırgınım Ali. Nefesim düzelmedi 9 aydır. 
9 ay oluyor ve ben her seferinde baştan hatırlıyorm bana 5i 20 geçe gelen telefonu.
Hani kimseyi kırmıyodun ya sen? Ben sana dargınım.
İçim öyle buruk,öyle ağrılı ki. 
İnan  bilmiyorum , bilmiyorum.
Gençliğe bakıyorum Ali,26 yaşında yaşlanmaya,
Saçlarımda birden çıkan beyazlara,
Bu beyazların bir naif yüzünden oluşuna..
Boğazımda yumru oluşuna çare bulamıyorum.
Solan çiçeklere benziyorsun , onları saksıdan çıkaramıyorum.
Vazgeçemiyorum , solmuş bu dönmez diyemiyorum.
Sen nelere benzedin böyle , bi yerinde duramadın.
Ben hayatı kabul ettim Ali, herkesi kabul ettim. 
Evet bu da olur biz insanız dedim. Hep dedim hep.
Tüm duvarlara tosladım ama duvara hiç kızmadım.
İnsanlar duvar oldu çoğu zaman, ne oluyor diyemedim.
Ama sana ne oldu da ! 
Sana darıldı yüreğim, bu buruğu ben düzeltemem.
Evimizdesin, bizimlesin. 
Çiçeksin, balkona saklanan kuşsun.
Sahi sen şu kırlangıç mısın? 
Bizimle oturuyorsun, televizyon izliyorsun.
A meşale'ye gittik. Herşey değişmiş gördün ya.
Ama kırıklar.
Ama kayboluşun.
Birden, kimseye bir şey söylemeden.
Gidişin Ali.
Değişen hiç birşey bunu kabul ettirmiyor.
Senin içtiğin kahveyi,giydiğin ceketi , el yazını , kalemini, gülüşünü ..
Hiç bir şarkıyı ezberleyemeyişini..
Herşeyini hatırlıyoruz.
Hatırlamak ne kaba bir laf!
Herşeyinle yaşıyoruz.
Ama sana ne oldu da! 

Bir şeyden ötürü, bir kaç şeyden hatta belki mutsuzdum. kırılmaya çalışıyorum fakat çatlaklar oluşuyor ağrı yapıyordu.
Bir şeyden dolayı mutlu olmaya çalışıyor, olduğumda sonuna kadar gizliyordum.
Fakat bir pazartesi sabahı biraz geç uyanıp yavaş yavaş hazırlanıp , sevgilimin beni almasını beklediğimde düşünmelik zamana sahip oldum. 
Bir şeyler oluyor inceldikçe inceliyordu tahammül duvarı. 

Birşeyleri fazlaca hatırlıyor eskilerle yenileri karıştırıyordum. 
Canım yanmıyor sanıyordum hatırladıkça acıyordum.
Bir sabah uyanıp hepsini silmiş olmayı , mutluyum derken korkmamayı diliyorum.