Bir yazıma denk geldim. 7 yıl kadar önce yazmışım. Birinin benim için süper kahramana denk olduğundan söz etmişim.
Halbuki hiç bir zaman inanmadım süper kahramanlara.
Ben orman perilerini,elfleri sevmeyi tercih ettim daha çok. Daima kendini kurtaran karakterlere hayran oldum.
Çocukluğumun verdiği samimiyetsizliği , birine sevgini aktarırken ona roller yüklemeyi ve bu rollerle kendini de avutmayı sadece 7 yıl önce o günde yaşayıp bitirmiş olmayı diliyorum.
İnsan bazen kendini ne denli avuttuğunu nerede gerçeklerle yürüdüğünü kestiremez oluyor.
Yoksa ben hiç bir zaman uçurumun kenarından sarkan kız olmadım. Bu yüzden kimsenin beni tutup ordan çekmesine gerek kalmadı.
Ama biliyordum , hiçbir uçurum kenarından kurtaran bir kahramanın var olmadığını.
Patlamak üzere olan bir bombayı kimsenin uzaya fırlatamayacağını.
Sahte avuntularımızı yine en çok kendimiz bilmez miyiz zaten?
Ama şöyle söylemeliyim, dışarıdan da çok belli oluyor bu avuntular.
Bu sahtelikler.
Yüreğimize ne yüklüyosak, dilimizden o dökülmeli her zaman.
Ancak öyle dik durabiliriz, ancak öyle kendimizi kurtarabiliriz.
Eğer bir kimse dik durabiliyor ve kendini kurtarıyorsa, kimseyi çiğnemiyor demektir.
Güzel ormanlara yürüyelim.yanyana yürümek güzel.
Kurtarılmayı beklemeden yürümek..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder