Hayatımızın en güzel anları,en sıcak anları..
Çocukluk değil de en yumuşak gençlik..
Her şey bir yerlerde kaldı.
Kendimize saklayamadığımızı , bir kutuya koyup akşamın onbirinde akla gelince çıkartıp tekrar yaşayamayacağımızı anlamamışız sadece.
Sadece bizden bir şeyler giderken, biz bir şeylerden vazgeçerken..
Bunlar nasıl Salı? Hiç mi kahve içmedik biz salı günü de bu salı böyle berbat! diyeceğimize, bir salı akşamı içtiğimiz çayları, kahveleri koyamamışız masaya.
İnsan dediğin kendinden başlıyor acıları anlamaya.. Hah! Öyle sanıyor yani , onu diyecektim.
İnsan kendine bir acılar buluyor ki.. Sonra hayat yeni bilenmiş bir bıçakla çiziveriyor göğsünü.
Ahhh insan.. Ahh cahilliğim,cahil günlerim. bir yerlerimde durmuyor o kan.
İçeride bir yerlerimde hava öyle esintiliki , tomurcuklanamıyor dallar.
Eğer kırdıysam sende ufacık bir dal.. Cahildim affet.
Sen bende ormanda yaksan , kıyamam hiç bir zaman.
Dosta kırılan kalp , naifliğindendir.
Parça parça yüreğim.
Bir kaç aydır dilimden, beynimden gitmeyen bir cümle şu ;
“Hayat nasılda öğretiyor.. “
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder